Kiralık konut piyasasında yaşanan hareketlilikle birlikte, kiracıların tahliye döneminde en çok sorun yaşadığı konuların başında depozito iadeleri geliyor. Yıllar önce ödenen sabit TL tutarlarının yüksek enflasyon karşısında değer kaybetmesi, taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açıyor.
Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Genel Başkanı Hakan Akçam, hak kayıplarını önlemek için sözleşmelerde depozito tutarının nakit miktar yerine "bir veya iki aylık kira bedeli" şeklinde tanımlanması gerektiğini vurguluyor. Bu sayede geri alınacak güvence bedeli, güncel kira değeri üzerinden korunmuş oluyor.
Mevzuata göre depozito süreçleri tamamen yasal güvence altında yürütülmek zorunda. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 342. maddesi kapsamında, kiracının verdiği depozitonun bir vadeli tasarruf hesabına yatırılması ve tarafların rızası olmadan çekilmemesi gerekiyor.
Uzmanlar, kira sözleşmelerinin doğrudan tapu sahibiyle ya da noter onaylı resmi vekaletnameye sahip kişilerle yapılmasını tavsiye ediyor. Tüm para transferlerinin ise açıklama kısmına "depozito bedeli" yazılarak banka üzerinden gerçekleştirilmesi, olası adli süreçlerde en güçlü kanıtı oluşturuyor.