22.10.2026 • Thursday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Dünya

Reuters’tan seçim sonrası senaryosu: Bibi'nin gidişi Tel Aviv barbarlığını bitirir mi?

İngiliz haber ajansı Reuters'ta yer alan kapsamlı bir analize göre, İsrail'de önümüzdeki hafta yapılacak seçimler ülkenin liderini değiştirebilir ancak stratejisini değiştirmeyecek. Bölgesel

İngiliz haber ajansı Reuters'ta yer alan kapsamlı bir analize göre, İsrail'de önümüzdeki hafta yapılacak seçimler ülkenin liderini değiştirebilir ancak stratejisini değiştirmeyecek. Bölgesel politika yapıcılar ve analistler, İran'ın baş düşman olarak kalmaya devam edeceğini, askeri gücün tercih edilen araç olmayı sürdüreceğini ve Filistin devletinin uzak bir ihtimal olduğunu belirtiyor.

İsrail politikasının temelini oluşturan stratejik varsayımlar, 7 Ekim 2023'teki saldırılar ile Gazze, Lübnan ve İran'daki savaşlarla daha da sertleşti. Analistler, aşırı sağcı koalisyon ortaklarının desteğiyle Başbakan Binyamin Netanyahu'nun elde edeceği bir zaferin, onu İran ile savaşı tırmandırma konusunda cesaretlendirebileceğine dikkat çekerek, Netanyahu'nun seçilmesi halinde yapmak istediği her şeyi yapacağını, yerleşim yerlerinin genişletilmesinin süreceğini ve İran, Hamas ve Hizbullah'a karşı savaşların devam edeceğini belirtiyor.

Netanyahu'nun eski danışmanlarından Aviv Bushinsky, seçim sonrası tablonun daha da agresifleşebileceğini belirterek, "Şu an ne görüyorsanız, seçimden sonra da onu göreceksiniz, belki daha da saldırgan bir şekilde. İran bu durumdayken Filistin hakkında konuşmak zaman kaybıdır" ifadelerini kullandı.

Seçimler, Netanyahu'nun sağcı Likud partisi ve aşırı milliyetçi müttefiklerini, eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot'un liderliğindeki muhalefetle karşı karşıya getiriyor. Filistinli analist Ghassan al-Khatib, İsrail siyasi partilerinin daha sertlik yanlısı pozisyonlar sergilemek için yarıştığını belirterek, "Politikanın özü aynı kalıyor: Filistin devletine hayır ve yerleşimlerin daha da genişletilmesine evet. Bu konuda hepsi hemfikir" dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise Reuters'ın sorularını cevaplarken, Washington'un Tahran'a baskı yapmaya devam edeceğini bildirdi. Sözcü, ABD'nin İsrail'in Batı Şeria'yı işgal etmesini desteklemediğini belirterek, "İstikrarlı bir Batı Şeria İsrail'i güvende tutar ve bu yönetimin bölgede barışı sağlama hedefiyle uyumludur" açıklamasını yaptı. Uluslararası Kriz Grubu'ndan Joost Hiltermann da artan yerleşimci şiddeti ve Filistinlilerin artan hayal kırıklığının, küçük bir kıvılcımın bile daha geniş çaplı bir ayaklanmayı ateşleyebileceği patlamaya hazır bir ortam yarattığı uyarısında bulundu.

Netanyahu, hedeflerinin İran'ı çevrelemenin ötesine geçerek yönetimi devirmeye kadar uzandığını açıkça ortaya koyuyor. Çarşamba günü bir askeri mezuniyet töreninde konuşan İsrail Başbakanı, "Bu tehdidi bir kez ve tamamen ortadan kaldırmanın tek bir yolu var: İran'daki rejimi devirmek" diyerek orduya ve Mossad'a verdiği talimatı açıkladı. Netanyahu bir başka konuşmasında ise bu hedefi, "Görevi tamamlamak, zehirli ahtapotun başı olan İran'daki terörist rejimi devirmek anlamına geliyor" sözleriyle savundu.

Ancak askeri ve siyasi analistler, ABD-İsrail ortaklığında bir kara işgali olmadan Tahran'ın geri adım atıp atmayacağını sorguluyor. Carnegie Ortadoğu Merkezi'nden Michael Young, mevcut durumu bir bataklık olarak nitelendirerek, "İranlılar Trump'tan daha uzun süre dayanabilir" dedi. Körfez Araştırmaları Merkezi Başkanı Abdulaziz Sager ise bölgedeki ikileme dikkat çekerek, "Netanyahu'nun Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan'daki politikaları zarar verici. İran'a gelince, çatışma daha da tırmanmadan önce bir çözüme ihtiyaç var. İran'ın rolü dizginlenmezse, bölge 50 yıllık bir İran hegemonyasına doğru gidebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.