İngiltere Kralı 3. Charles ve İngiliz Kraliyet Ailesi üyeleri, Umman Sultanı Heysem bin Tarık onuruna Londra yakınlarındaki Windsor Kalesi'nde düzenlenen görkemli akşam yemeğinde bir araya geldi. İki ülke arasındaki köklü müttefikliğin ve stratejik ortaklığın vurgulandığı gecede Kral Charles'ın konuşması ve mesajları damga vurdu.
Karşılama konuşmasında İngiltere ile Umman arasındaki ilişkinin 200 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Kral Charles, 17. yüzyılda İngiliz ve Ummanlı denizciler arasında başlayan işbirliklerine değindi. Umman'ın bugün de bölgede İngiltere'nin en önemli ortaklarından biri olduğunu belirten Kral Charles, iki ülkenin her alanda güçlü bir dayanışma içerisinde hareket ettiğini aktardı.
Ünlü seyyah İbn Battuta'nın Umman'ın güzelliğine dair sözlerine atıfta bulunan Kral Charles, eski Umman Sultanı Kabus'un liderliğinden Britanya'nın çok şey öğrendiğini ve 46 yıl önce Umman'a yaptığı ilk ziyaretten bu yana Sultan Kabus ile gerçekleştirdiği görüşmeleri sevgiyle hatırladığını dile getirdi. Sultan Heysem bin Tarık'ın liderliğini de öven Kral Charles, Umman'ın bölgedeki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Çatışmalar, bölgeyi etkilediğinde Umman'ın dünyanın en önemli deniz ticaret güzergahını (Hürmüz Boğazı) açık tutmak için gösterdiği üstün çaba, başta en zayıflar olmak üzere, tüm uluslararası toplum için önemli bir hizmetti."
Umman'ın Körfez bölgesinde sergiledigi yapıcı tarafsızlık politikalarının büyük bir saygıyı hak ettiğini kaydeden Kral 3. Charles, konuşması sırasında dikkat çeken bir jeste imza attı. Kral Charles, Hazreti Muhammed'in Arap kabilelerinden birinin hakaretine uğrayan elçiye söylediği; "Eğer Umman halkına gitseydin, sana ne söverlerdi ne de seni döverlerdi." hadisini bizzat Arapça olarak okudu.
İki ülkenin veliaht prenslerinin "Arabistan'ın Mücevheri Keşif Rotası" projesinin ortak hamisi olacağını açıklayan Kral Charles, geleceğin küresel tehditlerine ve fırsatlarına dair de önemli mesajlar verdi:
"İklim değişikliği, veliahtlarımıza miras kalacak toprakları ve denizleri değiştirmeye çalışıyor. Yapay zeka, öngörü ve akıl olmazsa hem umut hem de tehlike vadediyor. Kaynaklara ulaşma yarışı uluslararası düzeni sınıyor."