19.10.2026 • Monday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Ekonomi

Güvenlik ve Kalkınma Yolu Irak ticaretini ikiye katlayacak

Irak’ın kuzeybatısında, Suriye sınırına yakın konumuyla stratejik önem taşıyan Sincar, Türkiye-Irak güvenlik denkleminin öne çıkan başlıkları arasında. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 26 Eylül’de New Yo

Irak’ın kuzeybatısında, Suriye sınırına yakın konumuyla stratejik önem taşıyan Sincar, Türkiye-Irak güvenlik denkleminin öne çıkan başlıkları arasında. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 26 Eylül’de New York’ta yaptığı açıklamada, Irak’ın silahlı grupları silahsızlandırması halinde Türkiye’nin Başika’daki askeri varlığını kademeli olarak sonlandırabileceğini bildirdi. 

Özellikle PKK ve bağlantılı grupların silahsızlandırılmasını dile getiren Fidan’ın açıklamaları, güvenlik denklemindeki olası değişimin ticaret hacmine ne boyutta etki edebileceğini gündeme taşıdı.

Analiz Gazetesi’ne konuşan DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Başika ve Sincar çevresindeki güvenlik koşullarının iyileşmesinin Türkiye-Irak ekonomik ilişkilerinde önem arz ettiğini ancak tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.

17 milyar dolarda bulunan Türkiye-Irak ticaret hacmini, 30 milyar dolarlık hedef doğrultusunda ve güvenlik denklemi üzerinden değerlendiren Acar, normalleşmenin doğrudan ticari faaliyete dönüşmese bile ticaretin öngörülebilirliğini artıracağını belirtti.

Öngörülebilir bir koridorun özellikle karayolu taşımacılığında araç devir hızını artırabileceğini ve lojistik maliyetleri azaltabileceğini belirten Acar, güvenlikteki iyileşmenin ticarete yansıması için gümrük ve sınır işlemlerinin de geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Acar, “Ekonomi açısından burada asıl önemli konu, güvenlik risklerinin azalmasının taşıma sürelerini, güzergâh belirsizliğini, bekleme maliyetlerini ve sigorta risklerini aşağı çekebilmesidir” dedi.

Ticaretin hacminin büyütülmesinde önemli rol üstlenmesi beklenen Kalkınma Yolu Projesi’nin geleceğinde Kuzey Irak’taki güvenlik koşulları belirleyici başlıklar arasında yer alıyor. Irak’ın Fav Limanı’nı Türkiye’ye bağlaması planlanan demiryolu ve otoyol ağı, yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, Türkiye’nin bölgesel transit taşımacılıktaki konumunu etkileyecek bir yatırım olarak öne çıkıyor.

Ekonomik potansiyelin hayata geçirilmesi için güvenliğin kalıcı hale gelmesi gerektiğini belirten Acar, “Burada yalnızca bir ulaştırma yatırımı değil, kesintisiz çalışan bir ticaret koridoru oluşturulması hedeflenmektedir” dedi.

Kalkınma Yolu’nun Türkiye üzerinden Orta Koridor’a bağlanmasıyla Irak’ın Körfez, Avrupa ve Türkistan arasındaki ticaret ağında daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Acar, bu bağlantının Türkiye’nin lojistik kapasitesini de geliştirebileceğine işaret etti.

Ayrıca demiryolu güzergahları, finansman, teknik standartlar ve Ovaköy–Fişhabur bağlantısına ilişkin çalışmaların sürdüğünü aktaran Acar, güvenlik koşullarındaki iyileşmenin projenin ticari kullanılabilirliğini ve özel sektörün yatırım iştahını artırabileceğini ifade etti.

30 milyar dolara çıkarılması hedeflenen ticaret hacmi için güvenlik kadar sınır kapılarındaki işlemlerin hızı ve öngörülebilirliği de önem taşıyor.  

Acar’a göre sınır kapılarında dijitalleşmenin tamamlanması, gümrük işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesini sağlayan ASYCUDA sisteminin entegrasyonunun hızlandırılması, TIR işlemlerinin daha öngörülebilir hale getirilmesi ve gümrük süreçlerinde ortak standartların geliştirilmesi gerekiyor. Taşımacılıkta bekleme sürelerinin azaltılması da ticaretin büyümesini destekleyecek adımlar arasında bulunuyor.

Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmalarının etkin biçimde uygulanmasının önemine de değinen Acar, “Türkiye-Irak ilişkilerinin önümüzdeki dönemde yalnızca ihracat ve ithalat rakamlarıyla değil, üretim, yatırım, lojistik ve hizmetleri aynı ekosistem içinde değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Acar, Irak ile ekonomik boyutta yeni dönemin yalnızca mal ticaretiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek Türk şirketleri için farklı sektörlerde fırsatlar bulunduğunu söyledi.

Yatırım alanlarının çeşitlenmesinin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirebileceğini kaydeden Acar, lojistik ve depolamanın yanı sıra gıda ve tarım, sağlık, enerji, altyapı, konut ve ticari gayrimenkul, finansal hizmetler ve perakende sektörlerine dikkat çekti.

DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi olarak süreci yakından takip ettiklerini belirten Acar, gerçekleştirdikleri etkinlik ve ziyaretlerin 30 milyar dolarlık ticaret hedefine katkı sağladığını ayrıca ifade etti.

Türk şirketlerinin bölgeye yönelik ilgisinin yüksek olduğunu söyleyen Acar, “Türk müteşebbislerimizin iştahı yüksek. Olumlu gelişmeler oldukça bölgedeki çeşitlenme ve verimlilik daha üst seviyelere ulaşacak” dedi.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.