Şehir Araştırmacısı Taner Özdemir’in Osmanlı arşivlerinde yürüttüğü incelemeler sırasında ulaştığı 3 Ocak 1909 tarihli resmî yazı, Erzurum’un Hınıs ilçesine bağlı Divan-ı Hüseyin ve Halil Çavuş köylerinde yer alan neft ve petrol madenlerine ilişkin tarihî girişimleri gün yüzüne çıkardı. Baron Balasanyoni Efendi’nin petrol imtiyazı talebiyle başlayan hukuki süreç, Erzurum Vilayeti Mektubî Kalemi ile Ticaret ve Ziraat Nezareti arasındaki resmî yazışmalara yansıdı.
Erzurum Vilayeti Mektubî Kalemi tarafından Ticaret ve Ziraat Nezaretine gönderilen resmî belgede, Hınıs kazasına bağlı Divan-ı Hüseyin ve Halil Çavuş köylerindeki neft ve petrol madenlerinin ruhsat ihalesi ile imtiyazının Baron Balasanyoni Efendi’ye verilmesi yönünde işlem başlatıldığı bilgisi yer alıyor. İmtiyaz başvurusu kapsamındaki ilan Erzurum Vilayet Gazetesi’nde yayımlanarak gazetenin bir nüshası ilgili nezarete iletildi.
21 Kanun-ı Evvel 1324 (3 Ocak 1909) tarihini taşıyan ve Erzurum Valisi imzasıyla düzenlenen belgenin devamında, belirlenen yasal süre içerisinde Baron Balasanyoni Efendi’nin veya yetkili vekilinin herhangi bir müracaatta bulunmadığı kaydedildi. Başvuru süresinin dolması üzerine söz konusu madenlerle ilgili gerekli kanuni işlemlerin yürütülebilmesi için merkezî yönetimden izin istendi.
Belgeyi Osmanlı arşivlerinden çıkaran Şehir Araştırmacısı Taner Özdemir, konunun yerel bir söylentiden ibaret olmadığını ve hukuki zeminde yürütüldüğünü belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Erzurum'un tarihini yalnızca savaşlar, siyasi gelişmeler ve kültürel miras üzerinden değerlendiremeyiz. Şehrimizin bir de henüz yeterince araştırılmamış ekonomik ve enerji tarihi var. Osmanlı arşivlerinde karşılaştığımız bu belge, Hınıs'a bağlı Divan-ı Hüseyin ve Halil Çavuş köylerinde 1909 yılında petrol ve neft madenleri için resmî bir imtiyaz girişiminde bulunulduğunu gösteriyor. Burada önemli olan, petrol konusunun yalnızca bir söylenti veya yerel anlatıdan ibaret olmaması"
Sürecin bürokratik boyutuna ve Erzurum’un enerji potansiyeline ilişkin açıklamalarını sürdüren Özdemir, ifadesini şu cümlelerle tamamladı:
"İlan süreci işletilmiş ve imtiyaz talebi hukuki bir zeminde değerlendirilmiş. Baron Balasanyoni Efendi'nin belirlenen süre içerisinde müracaatını tamamlamaması nedeniyle bu girişim sonuçsuz kalmış. Belge bize petrolün o dönemde çıkarıldığını değil, Hınıs'taki petrol kaynakları için işletme imtiyazı talep edildiğini gösteriyor. Erzurum'un petrol geçmişini araştırırken farklı dönemlere ait belgelerle karşılaşıyoruz. Hınıs'tan Palandöken'e, şehrimizin farklı noktalarına uzanan bu kayıtlar bir araya getirildiğinde Erzurum'un enerji tarihi çok daha kapsamlı biçimde ortaya çıkacak. Arşivlerimizde henüz gün yüzüne çıkarılmamış pek çok bilgi ve belge olduğuna inanıyorum. Erzurum'un tarihini bütün yönleriyle ortaya koymak, geçmişimize karşı sorumluluğumuzdur. Bu araştırmalarımızı sürdürerek şehrimizin gizli kalmış enerji tarihini belgeleriyle ortaya çıkarmaya devam edeceğiz"
Hınıs'ın Divan-ı Hüseyin ve Halil Çavuş köylerinin 1909 yılında neft ve petrol madenleriyle ilgili resmî yazışmalara konu olması, Erzurum ve çevresindeki yer altı kaynaklarına Osmanlı döneminde de ilgi gösterildiğini belgeliyor. Bu kayıt, petrol arayışının yalnızca bir keşif meselesi olmadığını; ruhsat, ihale, imtiyaz, ilan ve yasal süreler çerçevesinde yürütülen bürokratik bir süreç olduğunu da ortaya koyuyor. Şehir Araştırmacısı Taner Özdemir'in ortaya çıkardığı 117 yıllık belge, Hınıs'ın bilinmeyen petrol geçmişine ışık tutarken Erzurum'un gizli kalmış enerji tarihinin araştırılması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.