Dünyanın en zenginleri için lüksün tanımı değişiyor. Gösterişli malikâneler, pahalı otomobiller ve özel yatların yanına artık olası bir küresel felaketten sağ çıkmayı sağlayacak yatırımlar ekleniyor. Özellikle Londra'daki varlıklı aileler, savaş, nükleer saldırı ve ekonomik çalkantılara karşı şimdiden alternatif yaşam planları hazırlıyor.
İngiliz Evening Standard gazetesinin haberine göre milyarderlerin yeni güvenlik anlayışı üç temel başlıkta şekilleniyor: Yeraltı sığınakları, dış dünyaya bağımlı olmayan yaşam alanları ve kriz anında ülkeyi terk etmeyi sağlayacak alternatif vatandaşlık seçenekleri.
Üstelik bu hazırlıklar artık yalnızca teorik planlardan ibaret değil. Lüks gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren danışmanlar, müşterilerinin taleplerinde belirgin bir değişim yaşandığını aktarıyor.
Milyarderlerin en dikkat çekici yatırımlarından biri, yaşadıkları evlerin altında inşa ettirdikleri özel sığınaklar.
Londra merkezli lüks gayrimenkul şirketi Glentree Estates'in temsilcisi Trevor Abrahmsohn, müşterilerinden birinin satın aldığı her mülkün altına nükleer saldırılara karşı korunaklı sığınak yaptırdığını anlattı.
Bu alanlar sıradan bodrum katlarından oldukça farklı. Uzun süreli yaşam için yiyecek ve su stoklarının yanı sıra hava filtreleme sistemleri de bulunuyor.
Eskiden daha çok kaçırılma tehlikesine karşı tercih edilen güvenli odalar, bugün çok daha geniş tehditlere göre tasarlanıyor. Yeni nesil sistemlerde bağımsız elektrik ve su kaynakları, tıbbi malzemeler, nakit para kasaları ve gelişmiş iletişim donanımları yer alıyor.
Milyarderlerin kriz hazırlığı evlerin altına yapılan sığınaklarla sınırlı değil. Bazı varlıklı aileler, şehir hayatından uzaklaşarak kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kırsal mülklere yöneliyor.
Stacks Property Search şirketinden James Greenwood'un aktardığı örneklerden birinde, müşterilerinden biri yaklaşık 69 dönümlük araziye sahip bir çiftlik evi satın aldı.
Mülkte dış kaynaklara bağımlılığı azaltacak kapsamlı bir düzenleme yapıldı. Su kuyusu açıldı, güneş panelleri ve jeneratör kuruldu. Evin mahzeni sığınağa dönüştürülürken arazide sebze yetiştirilmeye ve koyun beslenmeye başlandı.
Tasarım şirketi Arya Douge'un kurucu ortaklarından Adam Arya da zenginler arasında enerji ve altyapı bağımsızlığının giderek daha fazla önem kazandığını belirtiyor. Arya'nın bu değişimi özetleyen ifadesi ise dikkat çekici: En büyük lüks, başka hiç kimseye ihtiyaç duymadan yaşayabilmek.
Kriz planlarının bir diğer ayağını ise hızlı tahliye oluşturuyor. Bazı milyarderler, sığınaklarda beklemek yerine gerektiğinde ülkeden ayrılabilecek imkânlara sahip olmak istiyor.
Lüks gayrimenkul danışmanı Jess Simpson, müşterilerinden birinin acil bir durumda İngiltere'den ayrılabilmek için deniz uçağı kullanmayı öğrenmeye başladığını açıkladı.
Bir başka varlıklı Londralının konut arayışında belirlediği şart da bu yaklaşımı ortaya koyuyor. Söz konusu müşteri, şehirde satın alacağı evin kırsaldaki mülküne tek depo benzinle ulaşabilecek mesafede olmasını istiyor. Böylece olası bir yakıt sıkıntısında bile iki mülk arasında ulaşım sağlayabilmeyi hedefliyor.
Property Vision danışmanı Ed Lucas, yaklaşık 10 yıl önce müşterilerinden bu tür talepler duymadıklarını söylüyor.
Milyarderlerin hazırlıkları arasında dikkat çeken bir diğer seçenek ise ikinci vatandaşlık edinmek.
Londra merkezli gayrimenkul danışmanlık şirketi Eccord'un Genel Müdürü Jo Eccles, müşterilerinin savaş, büyük iklim felaketleri ve vergi değişiklikleri gibi gelişmelere karşı başka ülkelere taşınma seçeneklerini değerlendirdiğini aktardı.
Gayrimenkul danışmanlarının aktardığı örnekler, varlıklı kesimin güvenlik anlayışındaki değişimi gözler önüne seriyor. Artık serveti korumak, yalnızca değerli mülklere sahip olmakla ölçülmüyor. Enerji bağımsızlığı, güvenli barınma, alternatif ulaşım ve ikinci vatandaşlık da bu yeni hazırlıkların parçası haline geliyor.