BM Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddeti sonrasında bölgede yaşanan sorunlara bir de "açlık krizinin" eklenmek üzere olduğu uyarısında bulundu.
Skau, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen günlük basın toplantısında Orta Doğu'daki sorunlarla ilgili güncel bilgileri paylaştı.
İşgal altındaki Filistin topraklarında saha çalışmaları yaptığını belirten Skau, hasat mevsiminin yaşandığı Batı Şeria'da yanmış zeytin tarlalarıyla, boşaltılmış çiftliklerle karşılaştığını, bölgede insan hakları ve güvenlik konusundaki sorunların devam ettiğini vurguladı.
Skau, "Yani bu durum, eskiden beri bir insan hakları ve koruma kriziydi, özünde hala da öyle olmaya devam ediyor fakat artık bir açlık krizine de dönüşüyor." uyarısında bulundu.
Batı Şeria'da gıda güvensizliğinin son üç yılda iki katından fazla arttığına dikkati çeken Skau, şu anda "yaklaşık bir milyon Filistinlinin" gıda yardımına ihtiyaç duyduğu bilgisini paylaştı.
"SORUNUN TEMELİNDE YİNE FİNANSMAN YETERSİZLİĞİ YATIYOR"
Skau, Batı Şeria'da bu sıkıntıların ortaya çıkışında finansman yetersizliğinin etkili olduğuna işaret etti.
Son haftalarda bölgede destek sağlanan Filistinlilerin sayısının yaklaşık 400 binden 200 bine düştüğünü söyleyen Skau, "En savunmasız durumda olanları tespit etmek için elimizden geleni yapıyoruz ancak bu, oldukça zor bir süreç çünkü çok fazla insan büyük sıkıntı çekiyor. Sorunun temelinde yine finansman yetersizliği yatıyor." dedi.
Skau, bölgedeki durumun uzun zamandır "son derece gergin gittiği" ancak gıda meselesinin "aşılmaması gereken bir sınır" olduğu değerlendirmesinde bulundu.
"Çünkü açlığın yayıldığı yerde istikrarsızlık da baş gösterir. Bu nedenle uluslararası topluma bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Batı Şeria'daki bu krize çözüm bulmak adına diplomatik araçları devreye sokun, desteğinizi artırın ve üzerlerindeki baskıyı hafifletmek için sunduğumuz programların ve yardımların devamlılığını sağlamak üzere acilen finansman desteği sağlayın."
Gazze'deki kamp alanlarında yaşayan Filistinlilerin "günde sadece bir öğün sıcak yemek yiyebildiklerini" ve yemek pişirmek için ocak gazı da bulamadıklarını söyleyen Skau, yaşanan fon sıkıntısına dikkati çekti.
Skau, "Bunun tek sebebi, elimizdeki fonların azalmış olması; yani mevcut yardım seviyemizi sürdürebilmemiz için yeterli kaynağa sahip değiliz. En çok ihtiyaç duyanlara öncelik vermek için elimizden geleni yapacağız. Bu hiç de kolay bir süreç değil." ifadelerini kullandı.
Gazzelilerin psikolojik durumuna değinen Skau, "İnsanlar umutlarını yitirmeye başlıyor. Ateşkesin başlangıcında, hatta ocak ve şubat aylarında, durumun iyiye gideceğine dair bir umut vardı. Somut bir fark yaratılacağına, insanların hayatlarını yeniden inşa edebileceklerine dair bir inanç mevcuttu. Ancak şu an bir duraksama, hayatın adeta askıya alındığı bir his hakim." dedi.
Skau, İsrail'in saldırılarının ve insani yardım malzemelerinin girişine yönelik kısıtlamaların devam ettiği Gazze'de konuştuğu pek çok insanın "unutulduklarını hissine kapıldıklarına" dikkati çekti.
Gazze için daha fazla çaba göstermenin vakti olduğunu söyleyen Skau, "Elde ettiğimiz kazanımları korumalı, kıtlığı önlemeye yönelik programları sürdürmeli ve hatta bunun da ötesine geçmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.