2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da yeni nesil çalışma modellerinin yaygınlaştırılması ve çalışma günlerinin yeniden düzenlenmesine yönelik pilot uygulamalardan söz ediliyor. Ancak programda tüm çalışanların haftada dört gün çalışacağına ilişkin bir karar bulunmuyor. Mevcut sistemde haftalık çalışma süresi genel olarak 45 saat ve bu süre beş ya da altı iş gününe dağıtılabiliyor. Dolayısıyla gündemde olan değişiklik, doğrudan “üç gün tatil” getiren bir modelden çok, çalışma süresinin ve günlerinin farklı biçimlerde düzenlenmesi değerlendiriliyor.
Değerlendirmelere göre Türkiye açısından en dikkat çekici örnek Almanya olarak gösteriliyor. Almanya’da 45 şirketin katıldığı dört günlük çalışma kapsamında farklı modeller denendi. Çalışma süresini azaltan şirketlerin önemli bölümü uygulamayı sürdürürken, iki yıl sonraki değerlendirmede şirketlerin yüzde 70’inin bir biçimde daha kısa çalışma süresine devam ettiği görüldü. Ancak klasik dört günlük hafta yerine haftalık saat azaltımı, aylık çalışma hedefleri ve vardiyalı sistemler gibi daha esnek modeller öne çıktı.
İzlanda ise çalışma süresini doğrudan azaltan daha ileri bir örnek oluşturuyor. Pilot uygulamalarda haftalık çalışma süresi 40 saatten 35-36 saate indirilirken ücretler korunmuş, çalışanların iş-yaşam dengesi ve refahında artış görülmüştü. Türkiye’de ise şu aşamada bunun ülke genelinde uygulanacağına ilişkin bir karar bulunmuyor. Değerlendirmelere göre yeni modelin yönünü belirleyecek temel unsur, dört gün çalışmaktan çok aynı işi daha verimli ve daha esnek biçimde yapabilmek olacak.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise Türkiye’de uygulanabilecek modelin sektörlere göre farklılaşabilecek olması. Ofis ve hizmet sektörlerinde dört güne sıkıştırılmış ya da haftalık saatin azaltıldığı modeller denenebilirken, üretim, sağlık, perakende ve vardiyalı işlerde çalışma günlerinin çalışan sayısı ve iş yoğunluğuna göre yeniden planlanması gündeme gelebilir. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre böylece Türkiye’nin tek tip bir “dört gün mesai” sisteminden çok, Almanya’daki gibi işyerine ve sektöre göre değişen esnek çalışma modeline yaklaşması bekleniyor.